30.05.2009

ÜNLÜ


Türk Rock piyasasının dönem olarak üçe ayrıldığını düşünüyorum. Erkin Koray, Moğollar, Üç Hürel, MFÖ... gibi bu türün takdir edilesi ürünlerini veren isimler bir yanda dursun son dönemde sound olarak dudak uçuklatan işler yapan ama bendenize zerre keyif vermeyen popüler rock grupları son kısımda çırpınadursun, arada kalan ve müthiş eserlere imza atan gruplar olmuştur. Dr. Skull, Egoist, Hasret, Acil Servis, Kumdan Kaleler, Kramp, Grizu, Whisky arada kaldığına, onca kaliteli iş yapmalarına rağmen hak ettikleri ilgiyi göremediklerine inandığım gruplardan birkaçıdır. Bu gruplardan olan ama çok özel bir nedenden diğerlerinden sıyrılan bir isimden bahsediyorum şimdi sizlere; harika imkânlarda kaydedilmiş iki albüme sahip bir gruptan…



Ünlü, doksanların sonuna doğru herkesin hep bir ağızdan bahsettiği bir gruptu. Ortaya konan ürün başarılı, doyurucu ve bir o kadar da keyifliydi. Ünlü’nün başarısı tam anlamıyla ders niteliğindeydi. Ha bu dersi yanlış anlayıp da Türk dediğin Türk ezgileri kullanmalıdır mantığıyla saçma sapan işler yapan isimlere burada hiç değinmeyelim. Söz konusu derslerden önceliklisi kayıt konusundaki titizlik. İngiltere’de başladıkları Son Defa albümünün kaydının Türk enstrümanlarıyla ilgili kısımlarını İstanbul’da yapmışlar ve miksaj işlemi için de Amerika’ya gitmişlerdi. Tahmin edersiniz ki, kaydedilen parçaların orijinalliği de eklenince albümün kötü olması mümkün olmazdı. İnsanlar grubun bir Erkin Koray şarkısı olan Estarabim’e yaptıkları yorumla çıkış yapmasını öyle yadırgamışlardı ki bu konuyla ilgili basın tarafından tonla şey yazılıp çizilmişti. Spekülasyon kısmı dinleyici olarak beni hiç mi hiç bağlamaz. Çünkü ben grubu o cover ile değil Rüya şarkısıyla tanımıştım. Aradan onca sene geçmesine rağmen şarkıya çektikleri video klibi dahi net olarak hatırlıyorum.


Grup Ünlü adını almadan önce Fharsthul, daha sonra da ilk kayıtlı albümleri olan Under The Moon’u yayınlayan The Lift adıyla devam etmişti. Özellikle punk ve rock alt yapısına oturttukları tarzları için yapılmış en uygun tanımın heavy-pop ve ethno olduğunu söyleyen grup Alman ve Türk kültürünün tam da ortasında yer alıyor ki, bahsedilen konum aynı dönemde patlayan Cartel’den biraz farklı. Her ne kadar Cartel elemanlarıyla ortak iki kayıt yapmışlarsa da, onlar gibi, çektikleri acıları müziğe empoze eden bir grup olduklarını söyleyemeyiz.


Türkçe ve devamında da daha büyük bir pazar için yazdıkları İngilizce şarkılar sonrasında Türkiye’yi ve ondan daha da fazla olarak Almanya’yı hayli sert şekilde sallamışlardı. O güne kadar yapılmamış işlere imza atabilmelerini geniş çerçeveli büyük pencerelerden müzik camiasına bakmalarına bağlıyorum. Madem ben müzik yapıyorum, öyleyse içimden geleni, en iyi şekilde kaydetmeliyim, diye düşünüp efsane şarkılara imza attılar. Ayrıca çektikleri video klipler de bir o kadar profesyonel ve cesaret gerektiren cinstendi. Bugün dahi hangi yerli rock müzisyeni bir travestinin peşinden giden adamı klip kahramanı yapar ki? Sanıyorum biraz da bu samimiyetsizlik sebebiyle yerli rock piyasasındaki pek çok klibi de şarkıyı da hatırlamıyoruz.


Ünlü’nün farklı oluşu sadece Mehmet’in bozuk Türkçesi ile söylediği şarkı sözlerinden ileri gelmiyordu. Çıkış yaptıkları anda onları sindiremeyen Türk müzik piyasası basit ve sıradan işlere öylesine alışmıştı ki ortaya orijinal bir çalışma çıktığında uzun soluklu olamıyordu. Biraz da bu nedenle Ünlü adıyla yayınladıkları 2. albüm sonrasında ortadan kayboluverdiler. İki binli yıllarda bir albüm daha kaydetmek üzere dönecekleri kulaktan kulağa yayıldıysa da henüz ortaya bir çalışma çıkmış değil.


Ve işte bu yazı, bu yüzden yazıldı. Kaset olarak edinmiş olduğumuz eski albümlerine cd formatında ulaşamıyoruz. Olur da yeni bir kayıt yapılırsa, umuyorum ki eski albümler de yeniden basılır ve cd arşivlerimizin de en güzel yerlerini Ünlü’ye ayırırız.



Onları öylesine özledik ki, talan edilen download programlarında bir iki şarkı bulduğumuzda sevinçten deliriyoruz. Aynı şekilde adları basında ya da arkadaş sohbetlerinde geçtiğinde de mutlu oluyoruz. Çünkü dışı parlak içi fos pek çok günümüz rock grubu teknolojinin nimetlerinden, özellikle de internetten öylesine faydalanabiliyorlar ki, rezalet şarkılarını, rezalet formatlarda sıkıştıran myspace’te dahi yaptıkları tanıtımla binlerce insana ulaşabiliyorlar. Oysa Ünlü bu tür bir reklamı ortaya çıktığı tarih sebebiyle hiç yapamadı. Ve grup hakkında internet üzerinden pek de ayrıntılı bilgilere ulaşamıyoruz.


Yine de doksanlı yıllarda Stüdyo İmge tarafından basılan, Özlem Kumrular’ın derlediği kitapçığı şansınız yaver giderse, sahaflarda bulabilirsiniz. Yazıyı bu enfes derlemenin arka kapağında geçen, Özlem Hanım’ın karaladığı cümlelerle bitiriyorum…


"Ethno Rock'la PolyGram'ı baştan çıkarıp dünyaya Türkçe sözlü Rock dinlettiler: Nasyonel, enternasyonel, profesyoneller. Stutgard-İstanbul hattı üzerinde en mükemmel Türk-Rock prodüksiyonunu getirdiler: Oryanteli Oksidental, Experimentaller. Orijinalleri marjinal yaptılar. Sound'a kalite, Rock'a müzikalite, Türkçe liriklere kredibilite, yerli Rock'a evrensel legalite kattılar. Ünlü... Türk-Alman Rock'ında bir devrim."


Saygılarımla…


Not: Yazı Siyah Beyaz Dergisi'nin Mayıs 2009 sayısında yayımlanmıştır. Bkz. http://www.siyahbeyazonline.com/

1 yorum:

yalçın dedi ki...

Özlenen gruptur. Hep derim, 90larda yaptıkları müziğe hala yaklaşabilmiş bir Türk grup yok. O gitarlar davullar baslar. Çok iyi harmanlıyorlardı hepsini. Farklı lirikleri ile az ama öz bir kitleye ulaşmışlardı.

Albümlerine ulaşmak zor değil ama. Paylaşım programları dahil olmak üzere rapidde falan tüm şarkılarına ulaşılabilir dileyene :)

Acil Servis hala çalmakta. Tekrar bir albüm yapsalar iyi olacak.. Metropolis vokal değiştirdi yola devam ediyor. Eski vokalleri de solo albüm çıkardı ama beklediğimden kötü çıktı ne yazık ki..Ünlü de stüdyoda diye duymuştum bir ara.. Keşke üçü de dönse.. Başta da dediğim gibi Ünlü olmak üzere özlenen çok grup var aslında..

Yorum Gönder