17.04.2010

Kim Daha "Sapık"?


Kafka mı daha "sapık" Puşkin mi?

Kafka’nın gizli dokümanları ortaya çıkmadan önce onun içindeki o en insani yönünü tahmin eden okurlardandım. Yazdığı en gerilimli eserleri arkadaşlarına okurken, en ciddi yerlerde gülme krizine giren bir adamın normal insanlar gibi bastırılmış duyguları olmadığını tahmin etmek de hiç zor değil. Her eserinde alttan alta, herkesin fark edemeyeceği şekilde mizah yerleşmiştir ki bugün Umut Sarıkaya’nın fark edebileceği kadar açıkça var olan bu üslup pek çok okurun sadece kasvetli atmosferleriyle özdeşleştireceği kadar da yüzeysel şekilde anlaşılmıştır. Dönüşüm’ün sadece değişimi konu almadığını, içinde bariz şekilde var olan ensesti, cinselliği görmek de oldukça kolaydır. Belki bu yüzden, onun “sapık” olma ihtimalini sevmiştim ben.

Yakın bir zamanda ortaya çıkan gizli çekmecesindeki gizli yazıları ve çizimlerinden anlaşıldığı üzere, Kafka, yarattığı olağanüstü yaratıklarla pek çok kez kendini çiftleşirken hayal etmiştir. Günümüzde kaç insan penisini garip canlıların ağzında düşünerek fanteziler kurar ki? Böylesi bir hayal dünyası, böylesi bir düşünme yapısı Kafka’nın yarattığı her eserinin nasıl bu kadar muhteşem güzellikte olabildiğinin bir nevi ispatıdır.

Vasiyetinde ölümünden yüz yıl sonra açılmasını istediği Gizli Günce’siyle bir anda edebiyat dünyasını şok eden, en büyük şairlerden, tipik bir aşk adamı, Rus edebiyatının kurucusu büyük insan Puşkin’den bir alıntı yapalım: “Bir randevuevinden beş fahişe aldım. Onlara cömertçe para verip eksiksiz itaatlerini kazandım. Birincisini sırtüstü yatırdım, ayaklarına karşı ve vajinasına bakarak ellerim ve dizlerimin üzerinde çömeldim. Organımı yuttu ve ikincisi vajinasını bakışlarıma açarak, kürkle çevrelenmiş dudaklarını ayırdı. Diğer ikisi yanlara yattılar ve göğüs uçlarımı emiyorlardı. Ben de parmaklarımı yağlı vajinalarına soktum. Dördüncüsü birincisi ile kafa kafaya arkamda yatıp taşaklarımı yalıyordu. Beşincisi dizlerinin üzerinde arkamda kıç deliğimi yalıyordu. Sonuncusuna daha fazla dokunmam gerekiyordu. Aniden onun yerinde Tsarkoye Selo’daki sarayın önünde çıplak kıçımı gösterdiğim eski Çariçe’yi hayal ettim. Gülmeye başladım. Organım ve taşşaklarımda patlayan bir tatmin boşluğu meydana geldi.”


Aynı insanın,


“Geldi bu gönlüm uyanma ânı;

Yine önüme çıktın birden,

Hem görünendin, hem de bir sanı,

Saf güzelliğin dehâsı sen.

Ve yürek mest olmuş çarpıyordu.

Ve onun için dirildi bak

Bir kez daha hem ilham, hem Tanrı,

Hem havat, hem gözyaşı, hem aşk.”


dizelerini anımsatırım. Kim bilir aşk için sandığımız her tümce belki de seks çağrışımı barındırmaktadır. Dirilmekten kastı ereksiyondur belki.


Şimdi durup düşünelim. İnsan olmanın, daha ziyade canlı olmanın en önemli iki kaidesi üremek (Modern hayatta bunun yerini çiftleşmek almıştır.) ve kendini korumak iken; kadın ve erkek olarak kurduğumuz her ilişki penis, vajina ve güven ortamı oluşturmaktan ibaretken kendinizden başka kimi kandırıyorsunuz ki? En homofobik insanların annelerinin iç çamaşırlarıyla ayna karşısında vakit geçirdiği, kiminin güven duymadan vermediği, kimininse vererek güven duyduğu şu hayatta neden herkes çok ahlâklı geçiniyor ki? Etik değerlerin özel hayatımıza sınırlar koyduğu, inanmamak daha akıllıcayken inansak da inanmasak da din kavramının sosyal hayatımızı da özel hayatımızı da sikip attığı dünyada en insani dürtülerimiz çiftleşmekten ibaretken herkes neden seks yaptığını gizleme gereği duyuyor ki? Asıl sapık insani duygularını kağıtlara döktüğü için Kafka ya da Puşkin mi, yoksa sürekli kendini saf gösteren, “sevişmiyorum,” mesajı vererek yürüyüp giden, tüm isteklerini bastırarak bir süre sonra hissizleşen insanlar mı?


4 yorum:

aksilaz dedi ki...

Bu yazıya göre sapık biz oluyoruz.

Artemisia Gentileschi dedi ki...

Bunu kabullenmek de adım atmak evet. :)

sonradan gurme dedi ki...

peki ya bu içinde sakladığı "sapıkça" diye tabir edilen hisleri saklamayanlar sapık mıdır?

Artemisia Gentileschi dedi ki...

Değildir. Tabi ki kastettiğim çocuk istismarı ya da hayvanlarla seks ya da tecavüz değil. Diğer türlü her "sapıklık" aslında toplumun ve dinin dayattığı erdem kavramının gerçek anlamda karşılığı. Seks yapmak mı istiyorsun o zaman yap. Penisini emen bir kirpi mi düşlüyorsun, o zaman dile getir, kaleme kağıda dök.

Yorum Gönder