17.05.2010

EVEREVE - SEASONS (Albüm Kritiği Ya da Kalp Sancısı)

Not: Bu kritik PasifAgresif sitesinde 25.09.2009 tarihinde yayınlanmıştır. Burada da bulunsun istedim. Albüme verilen not, albüm bilgileri ve hatta fotoğrafları dahi değiştirmedim. Birkaç fazladan video artısı oldu sadece. Okumakta zorlanan olursa, şimdiden özür dilerim ama EverEve de kuru kuru okunacak bir grup değildir. Her bahsettiğim anı, dinleyerek yaşayın istedim.


EverEve pek çok kaynakta da belirtildiği üzere “ForEVER EVEning” kelimelerinden yola çıkarak ismini almış bir grup. Tarzları için yazılanlardan ortaya çıkan en kapsamlı ve uç tanım da senfonik industrial metal, orkestral cyber goth electro metal. Ebesinin damı diyenleri işittim o nedenle açıklamama izin verin

Grup synthesizer tonlamaları, elektronik hatta daha ziyade industrial bölümleri, ünlü dj’lerle yaptıkları mix çalışmaları, şimdiki vokalleri Michael Zeissl’ın “patlamış” da “düşmüş” tavırları ve de tipiyle metalin etkilenebileceği en uç noktaları kendine uğrak mekânı yaptı. Ama bunun yanında sözleri ve de “metal” kısmında ait olduğu nokta da doom/gothic metal diyebiliriz. Böyleyken grubu tanıtmak için, kurulduğu 1996 senesinden bugüne türlü modern etkilere maruz kalmış, sadece industrial kalamayacak kadar melodik olan modern bir gothic grubu diyebilirim.

Bu satırları yazan insanın, uzun zamandır sesi soluğu çıkmayan bir grubun, kurulduğu sene yaptığı albümünü seçmesi bir yana, normalde “gothic” dendiğinde topuklamak dışında pek eylem seçeneği olmadığını en baştan kabullenin. Bunun en güzel örneğini yapan zaten Lacrimosa. Bunun yanına bir de Penumbra ekleyin. Benim bu türde dinlenebilir gördüğüm üçüncü grup da EverEve. Savunmamı layıkıyla yaptığımı düşünüyorum ve sizlere EverEve serüvenini anlatmaya başlıyorum.

Grubun gelmişini geçmişini üç bölümde inceleyelim. Ama bunu yaparken geriye doğru gidelim ki hem deneysel, entel dantel bir hava yakalayalım, hem de sözü asıl getirmek istediğim kısma getirmekte zorlanmayayım.

2009 bitmeden yayınlanmasını umduğum yeni albümle ilgili bildiğimiz yegâne şey, Mayıs ayında yaptıkları açıklamaya göre, albümün adının “E-Mission” olacağı. Yayınlanmış olan son albümleri “Tried & Failed” 2005 yılında çıkmıştı. 2003 albümleri “Enetics” (tam adı “Enetics - 11 Orgies of Massenjoyment On the Dark Side of the Planet”) ve “E-Mania” albümüyle birlikte bu üçünde grubun vokali, kurulduğu günden bu yana aslında synthesizer sorumlusu olan Michael Zeissl idi. EverEve müziğinin orijinalleşmesinde en büyük paya sahip olan synthesizer tonlamaları başka hiçbir gruba yakışmayacak kadar gruba özel. Bu albümlerin, grubun “cyber” takı(ntı)sını tam anlamıyla karşıladığını söylersek yanlış olmaz. Bu nedenledir ki birazdan değineceğim ilk dönemini seven pek çok insan son üç albüme kulak vermeye bile tenezzül etmemekteler. Her biriyle ilgili çok uzun detaylar verebilirim ama zaten yeterince uzun olacağından emin olduğum kritiği biyografi formatına sokmak istemediğimden, bu üç albümden favorim olan şarkıların adlarını yazıp ikinci bölüme zıplıyorum. “Enetics” albümünün klip de çekilen şarkısı Her Last Summer tek kelimeyle mükemmeldir.

“Tried & Failed” albümünden A Scornful Love ve You’re Mine da bir o kadar güzel şarkılar. Hem synthesizer bölümlerini hem de vokal görevini üstlenen Michael’ın kendi içindeki tutarlılığı, yani melodilerin vokalle olan uyumu gerçekten nefis.

“E-Mania” albümündeyse ilk iki şarkı K.M. (Most Terrible God) ve Pilgrimage tüm albümü taşıyabilecek, albümün gerisini bitse de başa dönse diye bekletebilecek kadar da iyi şarkılar. Bunların yanına bir de Someday’i, (özellikle bas gitar hatırına) ekleyebilirim.

Gelelim ikinci döneme. Grubun asıl vokali Tom Sedotschenko 1 Mayıs 99’da intihar eder. Bu konuyla ilgili çeşitli dedikodular varsa da biz işin spekülasyon kısmıyla katiyen ilgilenmediğimizden (yalan) bunu atlıyoruz. Aynı sene yayınlanacak albüm “Regret” için kardeş bir Alman gothic grubundan (Thanateros) Benjamin Richter EverEve’e eşlik eder. Önceki iki albüme göre metalden uzaklaşma yolunda olan grup melodik yapısını bir yandan korumaya çalışarak industrial bir kılıfa bürünmeye başlamıştır. Hem bu yapıya ait olup hem de melodik kalmakta ısrar etmek bisiklet kullanırken seks yapmak gibi bir şey. Biraz da o nedenle EverEve ne goth club’ların gözdesi oldu ne de metal dinleyicilerinin çok önemsediği bir grup. Grubun bu albümden sonra çok daha industrial olduğunu, melodik yapısının oldukça zayıfladığını ve kullandığı asıl logosunun yerine daha sade bir fontla olanı tercih etmesi de bunu kanıtlar nitelikte.

Albümden Misery’s Dawn ve Dias Irae (Grave New World) çok güzel şarkılar. Ama özellikle değinmek istediğim albümde yer alan 60’lı yılların en önemli gruplarından The Animals’a ait olan House Of the Rising Sun cover’ı. Hemen aşağıda şarkının orijinal hâlini ve onun altında da EverEve yorumunu göreceksiniz. Aynı şarkının bir de Sentenced yorumu vardır ama zannımca EverEve’inkinin yanına yaklaşamaz.

Ve işte sözün başlaması gereken yerde, ilk bölümdeyiz. Tom Sedotschenko’nun intiharı öncesinde “Stormbirds” ve “Seasons” albümleri kaydedilir. Stormbirds albümünün özellikle kitapçığı nefistir. Kapakta ön planda siyah bir kuğu vardır. Geride ise göç etmekte olan başka kuğular görülür. Buzların içinde duran bu kuğu arka kapakta donarak ölmüştür ve yalnızdır.

Albümü dinlerken koskoca bir bütüne kulak verdiğinizi düşünebilirsiniz. Bir sonraki paragrafta da değineceğim konu bu albümde biraz farklı şekilde verilmiş. Şöyle ki, albümde dokuz dakikalık da, altı dakikalık da ve hatta kırk iki saniyelik de şarkı var. Nefis bir intro ile başlayan albümün bazı şarkıları kendinden önceki kısa geçiş şarkılarıyla bağlantılı. Escape ve One Lucid Wings, Dedications ve Stormbirds şarkıları çok güzel.

"Seasons"a gelince grubun ilk albümü olsa da kurulduklarından iki sene sonra yayınlandı. Milyonları peşinden sürüklemese de sonrasında çıkardıkları albümlerin hiçbiri (hepsi kendi çapında hayırlı evlatlar olsalar da) Seasons kadar başarılı olamadı. Bunda muhtemelen grubun vokali Tom’un büyük payı var. Ha diyeceksiniz ki Tom’un vokal olduğu Stormbirds neden Seasons kadar iyi bir albüm değil? Bunun sebebi grubun bu muhteşem albümün sevilip sayılması, adını epeyce insana duyurmasının ardından, bu albüme ayırdığı özveriyi Stormbirds’de gösterememesi olabilir. Aralarında neredeyse bir sene var iki albümün. Tom’un Seasons’a nazaran ikinci albümdeki performansı da oldukça düşük. İlk albümdeki fısıltılı ve clean vokalleri neredeyse yok. Grubun bir çeşit konsept albüm yapma kaygısı, ileriki albümlerde arz-ı endam eden “deneyişleri”nin -az da olsa- etkisi, klavyenin gitarlarla birlikte melodileri sırtlamasındansa, sonraları başka başka gruplarda da gördüğümüz üzere “atmosferik” bir hava yaratmaya çalışması da, “Seasons”ı yüceltirken sonraki albümleri ona nazaran daha geri planda tutuyor.

Ha işin ilginç tarafı, her şeyi bir yana bırakıp da “Seasons” albümünü tek başına değerlendirdiğimizde ortaya çıkan şeyin kusursuz olması. O da kendi çapında konsept bir albüm. Az evvel bahsettiğim “Stormbirds” albümünde de uygulanan geçişlerle şarkıları birbirine bağlama hadisesinin kralını bu albümde görüyoruz; bundan iyisi ancak Boysetsfire’ın dağılmadan önce yayınladığı son albüm “The Misery Index - Notes From The Plague Years” olabilir.

“Seasons” albümünün özellikle melodik yapısı gothic metalden ziyade bambaşka diyarlara yakındır. Albümü ilk dinlediğim seneleri hatırlıyorum da Katatonia “Brave Murder Day”, Amorphis “Elegy”, Paradise Lost “Shades Of God” kasetleriyle yan yana dururdu. Ve hissettirdiği şeyler de hemen hemen aynıydı.

Her şarkının çok başarılı olduğunun altını özenle çizsem de, özellikle iki şarkının benim için önemi çok fazla: klip de çekilen çıkış şarkısı Prologue: The Bride Wears Black ve nefis gitarlarıyla, muhteşem klavye bölümleriyle metal tarihinin kesinlikle en can yakıcı şarkılarından olan A Winternight Depression. Başka herhangi bir şey, en azından benim canımı bu denli yakamaz sanırım. Ha başlıkta da dediğim gibi belki Antony & The Jhonsons.

İngilizce’den sonra en çok Almanca sözler yazsalar da başka dillerde de şarkıları mevcut olan EverEve’in her dönemi dinlenesi olsa da özellikle bu albümü “hayat kaydıran” cinstendir. Eğer şimdiye dek dinlemedinizse mutlaka bir şans vermelisiniz.

10/10

Albüm Bilgileri:

Çıkış Tarihi:

1996

Label:

Nuclear Blast

Web:

www.evereve.net

Tracklist:

01. Prologue: The Bride Wears Black
02. A New Winter
03. The Phoenix / Spring
04. The Dancer / Under a Summer Sky
05. Twilight
06. Autumn Leaves
07. Untergehen Und Auferstehen
08. To Learn Silent Oblivion
09. A Winternight Depression
10. Epilogue

0 yorum:

Yorum Gönder