12.09.2010

Cinsel Enerjiyi Arttırıcı Tao Masajı ve Egzersizleri


Tao’yla ilgili internet üzerinde de kitaplarda da sayısız bilgi bulabilirsiniz. Elbette ki Tao bilgiden ziyade sezgiye dayanır ve uygulanarak, eyleme dökülerek anlamını kazanır. Burada uzun uzun meditasyondan ya da Tao’nun felsefi anlamda ne olduğundan bahsetmeyeceğim. Bundan ziyade yaklaşık bir sene önce edindiğim bir kitapla birlikte uyguladığım egzersizlerin kendimde ve partnerlerimde yaptığı değişim sebebiyle bu masaj tekniklerinden kısa kısa bahsedeceğim. Bilgiler kopyalayıp yapıştırılmamış, ara sıra Cem Şen’in Cinsel Sorunlar İçin Taocu Yoga kitabına göz atılarak kendi uyguladığım teknikleri ifade edişimle yazılmıştır. El emeğidir.

Bu teknikleri kendi kendinize uygulayabildiğiniz gibi bir başkasına da uygulayabilirsiniz. Biyolojik açıdan getirisi bedeninizdeki enerji hatlarını ve iç organları canlandırmasıdır, cinsel sorunları çözmede oldukça etkilidir, cinsel gücü de büyük oranda arttırır.

Bu yazıda sadece cinsel organlarla ilgili dört tip masaj tekniğinden bahsedeceğim. İsteklere ya da keyfimin kâhyasına göre de kilo kontrolünü de içine alan tüm Taocu masaj tekniklerinden de ileride bahsedebilirim. Şimdilik üç başlığımız var. Şöyle ki: 1. Kadın ve erkek için geyik egzersizleri 2. Kadınlar için yumurtalık ısıtıcı masaj 3. Erkekler için haya masajı 4. Erkekler için penis masajı

1. Kadın ve erkek için geyik egzersizleri

Kadın için geyik egzersizi: Olumsuz yanları regl dönemini kısaltması ve bir süre sonrası bu dönemin durması olabilir. Elbette herkeste böyle bir sonucu da olmaz. Çalışmalara ara verilirse maksimum bir ay içerisinde regl düzeni eski hâline döner.

· Bir sandalyeye ya da yere dik ve rahat bir şekilde, elbette ki çıplak bir şekilde oturun..

· Avuçlarınızı güçlü bir şekilde birbirine sürterek eller ısıtın.

· Avuçlarınızı, göğüslerinizin üzerine koyun ve ısının göğüslere yayıldığı hissedin.

· Ellerinizi içten dışa doğru döndürülerek 36 kez masaj yapın. Düzenli uygulamada bunu maksimum 360’a dek çıkarabilirsiniz.

· Ellerinizi diğer yöne, dıştan içe doğru döndürülerek masaj yapın. Bu iki yön masajında da göğüslere çok bası yapılmaz.

· Anüsünüzü, herhangi bir uzuv kullanmadan sanki içeri ve dışarı çekiyormuşsunuz gibi kasın. Doğru yaptığınızı anlamanızın yolu, rektumunuzdan ve vajinanızdan yukarı doğru hava çekiyormuşsunuz gibi hissetmenizdir. Bu içeri dışarı hareketini kasılmaları uzatarak sürdürün.

· Gevşeyin ve kaslarınızı öyle serbest bırakın. Sonra yine kasılın. Dilediğiniz kadar da bu kasılma ve gevşeme hareketlerini devam ettirebilirsiniz.

Erkek için geyik egzersizi:

· Bir sandalyenin ucuna çıplak bir şekilde oturun ve hayalarınızın rahatça boşlukta sallanmasını sağlayın.

· Avuçlarınızı güçlü bir şekilde birbirine sürterek ısıtın.

· Sağ avucunuzu bir tüp kap gibi kullanarak hayalarınızı kavrayın, sakın fazla sıkmayın.

· Sol avucunuzu kasık kemiğinin üzerine, göbeğinizin 3 cm kadar altına koyun.

· Sol elinizle, bir yöne doğru dairevi hareketlerle karnınızın alt kısmına masaj yapın. Masajı 81-360 tekrar olacak şekilde yapın.

· Ellerinizi yeniden güçlü bir şekilde birbirine sürterek ısıtın.

· Ellerinizin pozisyonlarını değiştirin, sol elinizle hayalarınızı tutun ve sağ elinizi kasık kemiğinizin üzerine koyup, dairel ovma hareketiyle 81-360 kez bunu tekrarlayın.

· Anal kaslarınızı içeri ve yukarı çekiyormuşsunuz gibi kasın. Doğru yaptığınızı anlamanın yolu, rektumunuzdan ve penisinizden yukarı hava çekiyormuşsunuz gibi hissetmektir. Rahatça bu kasılma hareketini yapana dek devam ettirin, zorlandığınız noktada gevşeyin, yeniden kasılıp devam edin.

· Bu hareketleri dilediğiniz kadar sürdürün.

2. Kadınlar için yumurtalıkları ısıtıcı masaj

Bu masajı geyik egzersizlerinden önce ya da sadece regl dönemi sancılarında da kullanabilirsiniz. Sadece cinsel enerji ve sorunlar için geyik egzersizlerini mutlaka uygulamalısınız.

· Oturabilir ya da sırt üstü yatabilirsiniz.

· Avuçlarınızı güçlü bir şekilde birbirine sürterek iyice ısıtın.

· Isınmış olan avuçlarınızı kasıklarınızın iki yanına, yumurtalık bezlerinin üzerine koyun. Bu yeri kolayca bulabilmek için; iki elinizin başparmaklarını birbirine değdirin ve birbirine değmiş olan parmakları göbek deliğinizin üzerine koyun. Ardından işaret parmaklarınızı birbirine değdirin ve avuçlarınızı, başparmaklarınızı göbeğin üzerinde tutarken rahatça karnınızın alt kısmının üzerine koyun. Serçe ve yüzük parmaklarınızın altında bulunan bölge yaklaşık olarak yumurtalıklarınızın bulunduğu bölgedir.

· Avuçlarınızdaki ılıklığı yumurtalıklarınızda hissedin.

· Elleriniz soğursa yeniden ısıtın ve aynı bölgeye koyun.

· Avuçlarınızda çok baskı uygulamadan bu bölgeye masaj yapın. Yumurtalıklarınızın iki minik güneş olarak parladığını hayal edin ve bu masajın yeterliliğini kendiniz tartın, dilediğiniz kadar sürdürün.

3. Erkekler için haya masajı

İlk maddedeki geyik egzersizlerinin ardından uyguladığınızda çok daha verimli olacaktır. Bu masaj özellikle spermin güçlendirilmesi ve canlandırılmasında etkilidir. Cinsel isteği de arttırır ve akabinde hemen mastürbasyon yapmamanız gerekir. Çünkü tao masajında amaç boşalıp, rahatlamak değil; sperminizin kalitesini arttırmaktır. Aksi taktirde pek faydasını göremezsiniz.

Parmaklarla yapılan masaj:

· Avuçlarınızı güçlü bir şekilde birbirine sürterek ellerinizi ısıtın. Sol veya sağ hayanızı bir elinizin baş ve işaret parmaklarının arasına alın.

· Parmaklarınızın ucunu kullanarak hayanızın üzerine dairevi hareketlerle masaj yapın. Fazla baskı uygulayıp canınızı yakmamaya dikkat edin.

· Hayanızın birine masaj yaptıktan sonra diğerine geçin.

Avuçla yapılan masaj:

· Avuçlarınızı güçlü bir şekilde birbirine sürterek ellerinizi ısıtın. Sol veya sağ avucunuz ile hayaların ikisini birden kavrayın. Yumuşak bir şekilde avucunuzun içinde tutun ve parmaklarınızı kıvırarak hayaları kavrayın.

· Avucunuzun içindeki hayaları, canınızı yakmadan hafifçe sıkıp gevşeterek ve dairevi hareketlerle masaj yapın.

· Sonra diğer avucunuzla aynı egzersize devam edin.

Hayalara hafif vurarak yapılan masaj:

· Bir elinizin parmaklarıyla penisinizi tutun ve hafifçe yukarıya çekerek hayalarınızın rahatça aşağıya sarkmasını sağlayın.

· Diğer elinizin orta parmağının ucuyla hayalardan birinin üzerine 10-15 kez hafifçe vurun, canınızı yakmayın.

· Ellerinizi değiştirin ve aynı egzersizi yapın.

Penis Masajı

· Avuçlarınızı güçlü bir şekilde birbirine sürterek ellerinizi ısıtın.

· Her iki elinizin 4’er parmağıyla penisinizin altına, başparmaklarınızı penisinizin üst kısmına yerleştirerek penisinizi gevşekçe tutun.

· Başparmaklarınızı, penisinizin dibinden ucuna doğru hareket ettirerek penisinizi esnetin ve masaj yapın.

· Bu şekilde 8-10 kez masaj yapın.

GIANT SQUID – The Ichthyologist


Not: Bu kritik PasifAgresif sitesinde 27.06.2009 tarihinde yayınlanmıştır.

Taşı toprağı altın ABD’den “modern” sıfatını layık gördüğümüz pek çok gruba, özellikle son dönemde sıkça kulak verdik. Bunlardan şahsımca en başarılısı Tool’du. Normalde “acayip” olan her grubun başına gelen şeyin aksine Tool çok büyük bir kitle tarafından takip edilir olmuştu. Ve müziğine yenilik getiren pek çok grubun da yolunu açan en büyük etkenlerden biri bu oldu. Çok derin temellere dayanan “İnsanlar anlamakta zorlandıkları müziği/grupları sevmezler” klişesine bağlı gelenek yıkılmıştı. Bunda grupların “zekâ” ispatından ziyade dilden dile dolaşan “oğlum gördün mü herifler fibonacci dizinine göre davul yazmış, bunun annesi sapıkmış ve enseste maruz kalmış, adam işkence uzmanıymış da ondan böyle kırmış…” gibisinden söylentilerin de payı çok büyüktü elbette.

Bir kez açılan kapının içinden çıkan şeylerin ne kadar kaliteli ve ne kadar berbat olabilecekleri hususunda hepimizin hem fikir olduğu şey, durumun hiç de net olmadığıydı.

Derken bir sene önce, en başta beni çok şaşırtan bir albüm çıktı. Ne idiği belirsiz ama ortaya çıkan şarkıları da fena olmayan, biraz da talihsiz diyebileceğim Giant Squid’in yeni albümüydü bu. Biraz ondan biraz bundan harmanında, en çok da sludge diyarlarında dolaşan grup bu sefer ruhunu şeytana satmış olacak ki, ortaya çok kaliteli bir albüm koymuş.

2005 yılında çıkan Ep’leri Monster In The Ceek’ten bir şarkının çok daha iyi bir düzenleme ve kaydıyla birlikte, toplamda on adet şarkıyla muhatap oluyoruz. Ep’deki adı Throwing a Donner -albümdeki ismi Throwing a Donner Party at Sea (Physeter Catodon)- olan şarkının iki düzenlemesini üst üste dinlediğinizde grubun yaptığı atağı çok daha net anlayabilirsiniz. Hizmette sınır tanımayıp, işinizi kolaylaştırıyorum, aşağıda bulabileceğiniz bu iki kaydı sırayla dinlemenizi rica ediyorum.

Önceki kayıtlarda prodüksiyon, mix ve de geriye kalan tüm teferruatlar için çalıştıkları insanları bir kenara bırakarak bu albüm için kendilerini Matt Byles’ın kollarına bırakmaları da aldıkları en iyi karar olmuş. Bilmeyenler için referans olunabilecek birkaç isim vermem gerekirse; Queensrÿche, Pearl Jam, Tragedy, Isis, Mastodon, Buried Inside, Norma Jean, ve 2008’in kesinlikle en iyi albümlerinden birini yapmış olan Russian Circles demem sanıyorum yeterli olacaktır. Grubun çello vokali abla Jackie Perez Gratz, Neurosis’in Times of Grace albümünde de çello çalmıştı. Ve geçmişte Neurosis, Melvins, High On Fire gibi gruplarla çalışan Billy Anderson da yine prodüksiyon konusunda gruba bir parça yardımcı olmuş.

Giant Squid adını, son birkaç senede bilim dünyasında da epey kendinden söz ettiren, sayıları oldukça artmış durumdaki dev mürekkep balıklarından alıyor. Grubun elemanlarının hem hobi anlamında hem de meslekî anlamda uğraşları olan İhtiyoloji’ye gösterdikleri ilgi artık öyle bir boyuta gelmiş ki grubun liriksel temaları da balıklarla ilgili mitolojik hikâyelere ve efsanelere dayanıyor. Tür olarak sludge ve (daha iyisini yapamayacağımdan bu kısmı Last Fm’den birebir alıntılıyorum), “post-metal, art-core müziklerini harmanı” denebilir.

Bu albüme dek su yüzeyine çıkmayıp, daha ziyade underground diyarların seyyahı olduğunu söyleyebileceğim Giant Squid, kendi pişirip kendi yiyen gruplardandı. The Ichthyologist'’in dağıtımıyla ilgili de aynı durum söz konusu olsa da grubun ortaya koyduğu ürün, harmanını yaptığı tüm türlerin büyük baş gruplarıyla boy ölçüşebilecek kalitede. Yazımın en altında sıraladığım albüme konuk olan müzisyenlerin adına şöyle bir göz atarsanız bir nebze fikir sahibi olabilirsiniz bu konuda da.

Albümdeki enstrüman zenginliği bir yana vokal kullanımına değinmek istiyorum. Özellikle de favorim La Brea Tar Pits (Pseudomonas Putida) şarkısında, grubun kulaklarımıza bahşettiği müzikal zevkin tavan yapmasına sebep olan erkek vokal ve yan roldeki bayan vokale şöyle bir değinelim.

Beyimizin, normal koşullar altında tek başına söylemeye kalksa muhtemelen kafasına terlik fırlattırabilecek mart kedisi tadındaki vokalliyle başlanıyor şarkı. Hatun vokalin desteğiyle erkek vokal geri plana itiliyor, fısıltı hâlini alıyor. Sonra yeniden başa dönüyor, bayan vokalden destek alıyor ama bu kez kısılmıyor, aynen devam ediyor. Bir anda bambaşka biri çıkıyor karşınıza. Çünkü az evvelki azgın pisicik bir de bakıyorsunuz, yatak odasındaki panter moduna geçmiş (bunun hastasıyım). Akabinde daha temiz ve küt bir sesle bir süre saçlarınızı okşuyor lakin en başta dönmesi de kaçınılmaz oluyor. Her halûkarda kulaklarınız bayram ediyor. Ve tüm bunlar olurken paslı gitar tonları da trompetle olan, normal koşullardaki uyumsuzluğuna meydan okuyup “biz birbirimiz için yaratıldık, siz çıkın kerevetine” edasıyla arzı endam ediyor. Keman, çello ve obua da bu şatafatlı ziyafetin diğer mezeleri oluveriyor.

Genel olarak bakıldığında içine girilmesi hiç zor olmayan bir albüm bu. Ama girildiğinde, sabunlu suyla yapılan baloncuğun güneşi görmesiyle gökkuşağının yedi rengini de ortaya çıkarıvermesi gibi sizlere bambaşka tatlar sunuyor. Kesinlikle dikkatli dinlenmesi, atlanmaması, muhteşem kartonetinin de es geçilmemesi ve bir bakıma da sürekli şirket problemi yaşayan, bu yüzden de genellikle kendi işini kendi yapan bu gruba destek verebilmek adına albümün orijinalinin satın alınması tavsiyemdir.

Daha ilk albümü Metridium Fields ile fena denmeyecek iş çıkaran ve bu ikinci albümü The Ichthyologist’le de bunun kat be kat üstüne çıkan, pek saygıdeğer (Radical Noise ve Edison Effect vokali, müzik yazarı ve de muhteşem insan) Kerem Onan’ın değişiyle “sludge sularının Gogol Bordello’su” olan bu gruba çok dikkat edin. Özellikle takipte kalın ki, beklentimin tavan yaptığı bir sonraki albüme ulaşmanız da kolay olsun.

Konuk müzisyen ve vokaller:

Vokal: Anneke Van Giersbergen (The Gathering, Agua De Annique) ve Karyn Crisis (Crisis), Keman: Kris Force (Amber Asylum, Neurosis),

Flüt: Lorraine Rath (Amber Asylum, The Gault, Worm Ouroboros),

Trompet: Nate Perkins (The Lesdystics)

Obua: Cat Gratz (Bayan vokal olan ve çello çalan ablamız Jackie'nin kız kardeşi)


8/10

Albüm Bilgileri:

Çıkış Tarihi: 2009

Label: Translation Loss

Web: http://www.giantsquidlives.com/

Tracklist:

  1. Panthalassa (Lampetra tridentata)
  2. La Brea Tar Pits (Pseudomonas putida)
  3. Sutterville (Vibrio cholerae)
  4. Dead Man Slough (Pacifastacus leniusculus)
  5. Throwing A Donner Party At Sea (Physeter catodon)
  6. Sevengill (Notorynchus cepedianus)
  7. Mormon Island (Alluvial Au)
  8. Blue Linckia (Linckia laevigata)
  9. Emerald Bay (Prionace glauca)
  10. Rubicon Wall (Acipenser transmontanus)


5.09.2010

Yeni Başlayanlara Seks Tüyoları


Yazı 22 Nisan 2010'da Amsiklopedi'de yayınlanmıştır.

- Bilmemek değil sormamak salaklıktır, seks konuşmaktan çekinme.

- Bilmemek değil yüksekten uçmak, üstüne bir de elinin hamuruyla uzman işine karışmak salaklıktır. Büyük oynama.

- Bir adama “ağzına alır mısın, yalar mısın, hüpletip gümletir misin,” dedirtmişsen çekinme, elini de dilini de korkak alıştırma. Tercihen adam demeden başla. Bu konuda amsiklopedi her daim yanında.

- Deep throat güzeldir, korkak yaklaşma. Yapmak istemeyene ısrar etme. Merak edip tüyo istiyorsan tıkla.

- Spor yap.

- Kamasutra neymiş, Taocu seks nasıl oluyormuş, nasıl esneklik kazanılırmış, masajın incelikleri nelermiş öğren, bu tavsiye hayat kurtarır.

- Asla yalan söyleme, boşalmamışsan boşalmadım de. Orgazm olmamışsan da dürüst ol, ki karşındaki de kendini bilsin.

- Sikilmek için bir adamı sevgili numarası yapmaya zorlama, senin gibiler yüzünden, “sadece seks yapalım,” dediğimizde inanmayıp bize de ayak yapıyorlar.

- Kadın ya da erkek ol, fark etmez, yer de kaplayan bir şey değildir, çantanda ya da cüzdanında mutlaka prezervatif bulundur.

- Artık çocuk değilsin, çirkin iç çamaşırlarından, özellikle külotlardan ve de destekli sutyenlerden uzak dur. Tanga sevmeyen erkek yoktur, çükü kalkmayan erkek vardır.

- Oyuncaklardan korkma, rahat ol.

- Kendini sekse ver ama yaptığın ortamı da kolaçan et, neme lazım kameraya kaydedeni var, gizlice fotoğraf çekeni var.

- Müzik en büyük afrodizyaklardandır, sakın es geçme.

- Outdoor sekse, public sekse karşı ön yargılı olma, adrenalin muhteşemdir.

- Üsttekine ek, burada da ayık ol, benim gibi maliye tuvaletinde basılıp da yetkililerin mal sorularına maruz kalma.

- Beslenmene dikkat et. Kırmızı etten mümkün olduğunca uzak dur. Akıntılarının debisini, rengini, kokusunu sürekli kontrol et. Gün gelir yutmak isteyen çıkar. Kutsal vazifelerdendir. Ödüldür. Emeğindir. Bileğinin hakkıdır.

- Bedenine güven, kendini beğen, ezik olmak kimseye bir şey kazandırmamıştır.

- Üsttekine ek, küçük dağları da sen yaratmadın, götün de çok kalkmasın.

- Seks/erotic shoplara girmekten çekinme, kutsal mabetlerdendir.

- Porno uzmanı olduğunda kendini seks uzmanı sanma, aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.

- Orgy’den çekinme ama kesinlikle güvenilir insanlarla yap ve de bunlar sosyal hayatında çok karşılaştığın tipler olmasın. Tercihen üç kişi olun, biri iyi tanıdığın, diğeri hiç tanımadığın biri de olabilir. (Gossip Girl tavsiyesi oldu lan bu, neyse.)

- Penis ısırmak, diş geçirmek, oral seks rehberinde alt metindir. Erkeklerin çoğu zevk almaz. Kendini haşin göstermenin başka yolları var.

- Üsttekine ek hayaları sakın ha es geçme. İstisnası çıkıyor elbet ama onların emilmesi de gayet zevk veriyor insanlara

- Mümkün olduğunca oral sekste elini kullanma, adı üstünde oral seks.

- Pozisyon denemekten çekinme, en çok hangisinde zevk aldığını anla, bunu yaparken de fiziksel açıdan ne kadar zorlandığını es geçme. Belini sakatlayan, oral sekste çenesi kilitlenen arkadaşlarım var, aman deyim.

- Seks amaç değil araçtır, amacın olduğunda amı götü kaybedersin. Asıl amaç mutluluk, huzur, rahatlama, zevk, paylaşımdır.

- Fuck buddy’ne aşık olma, one night stand’ine kendinden çok bahsetme. Devamlı seks hayatın varsa en güzeli gerçi de, bunlara da tepkili olma.

- Seks yapman ihtimal dâhilindeyse alkolün bokunu çıkarma. Ya ayrıntıları hatırlamazsın ya da sızar kalır, partnerini mutsuz edersin.

- Cyber sekste yüzünü gösterme, nadiren web cam aç, insanlara güven olmaz. (Bunu ben de becerebilsem, nefis olurdu.)

- Kendini geliştir, futboldan, siyasetten başka konuşacak şeyin olsun. Boşalmadan sonraki muhabbetin tadı hiçbir yerde yoktur.

- Anal seks biraz çetrefilli bir mevzudur. Tavsiyem anüs seninkiyse karşındakine alıştırmasını istediğini belli et. Anlamıyorsa, malsa sen kendini alıştır. Anüs değil de penis seninkiyse o zaman bir zahmet bize oral seks yaparken iki elini de kullan, boşlukları dolduralım. Asıl bombası vajinal birleşmede anüsün alıştırılmasıdır. Girme ihtimali bile yetiyor bazen. Ama pornolardaki gibi birden girilmiyor lan oraya. Rocco gibi balgamlı tükürük de işe yarayamayabiliyor. Anal plug her kadının/gayin günlük ped gibi yanında taşıması gereken şey. Yes greek lan!

- Sekste ve aşkta her şey mubahtır. Savaşa ben kendi adıma karşıyım. (Böyle de sosyal mesajla kapatırım konuyu.)

3.09.2010

TE(A)MO (El Secreto de Sus Ojos - The Secret in Their Eyes, 2009)

(Gerçek adalet nedir ya da sadece bir film tavsiyesi)

Adalet nedir? Bir insanın hayatına son vermenin bedeli ne olmalıdır? Dişe diş kısmını en baştan eliyorum. Tecavüz ve cinayetin maktulü kişi ömür boyu hapse mi mahkûm olmalıdır? Adaletin her satırında bulunabilen boşluklar devreye girdiğinde bu insan salıverildiğinde ne olacaktır? Ceza evleri insanları ıslah etmek için mi, suçluluk duygusu vermek için mi, bir daha aynı eyleme yeltenmemelerini sağlamak için mi var?

Hukuk eğitimi almadım. Açıkçası bu ülkede yürürlükte kalmış olan ana yasaları okumak dışında pek şey de bilmiyorum. Ha genel kapsamda bakınca film ve dizilerden ya da basından, dünya genelindeki adalet sistemi hakkında kabataslak da olsa fikirlerim var. Bir de Andre Gide’ın mahkemelerde bulunup da izlediği duruşmaları yazdığı bir kitabı okumuştum seneler önce.

Her zaman bu konularda çok belirsiz fikirlerim oldu. Açıkçası cinayete ve şiddete karşıyım. Herhangi bir sebepten de bir insanı öldüremem. İdam cezalarını da hiçbir zaman desteklemedim. Yıllar önce Oklahoma’da pek çok insanın ölümünden suçlu bulunan bombacı Timothy McVeighy’in idamı dahi üzmüştü beni. Kilometrelerce uzağımda, hiçbir şekilde tanımadığım, bağlantım olmayan bir adam sırf silah kullanmayı, bomba yapmayı öğrenmek için gönüllü bir şekilde savaşa gidiyor. Öğreniyor. İçinde çocukların da olduğunu yüzlerce insanı öldürüyor. İdamından önceki son sözleri de W. Ernest Henley’nin Invictus şiirinden bir bölüm olan; “Kapı ne kadar dar olsa da, cezam ne kadar ağır olsa da, kaderimin efendisi benim, ruhumun kaptanı benim.” Oluyor. Böyle bir adama üzülmek için haddinden fazla mı hümanist olmak gerekir, yoksa ben mi salağım, bilemiyorum.

Suçlu insanların topluma kazandırılabileceğini düşünüyorum. Bir yandan da izlediğim film ve diziler de genel olarak hep aksi yönde senaryolar görüyorum.

Bu sorgulamaları neden yaptığımı yazıdaki görsellerden anlamışsınızdır. 2009’da gösterime giren Arjantin/İspanya yapımı film El Secreto de Sus Ojos (The Secret in Their Eyes) beni itti bu muhakemelere.

İzlemeyenler için kısaca konusundan bahsedeyim. Bir hukuk firması çalışanı emekli olmuştur ve 25 yıl önceki bir davayı unutamadığı için yazmaya çalışır. Bu süreçte aşk ve adalet sistemi de en ince ayrıntısına dek didiklenir. Ters köşeye yatıran filmler diye bir etiket sisteminiz varsa mutlaka bu filmi de eklemelisiniz. Spoiler verip tadını kaçırmak istemediğimden çok da ayrıntıya giremiyorum. Böyleyken filmden bahsetmek de epeyce zor oluyor. Filmin mutlu mu yoksa mutsuz sonla mı bittiğini dahi söylesem spoiler olur. O derece bağlantılı her şey. Oyunculuk fena değil ama senaryo kesinlikle çok güzel.

Filmi izledikten sonra lütfen bir şekilde başlangıçta yaptığım sorgulamaları bir de kendi içinizde yapın. Gerçek adalet nedir, sorun kendinize.

Trailer: