3.09.2010

TE(A)MO (El Secreto de Sus Ojos - The Secret in Their Eyes, 2009)

(Gerçek adalet nedir ya da sadece bir film tavsiyesi)

Adalet nedir? Bir insanın hayatına son vermenin bedeli ne olmalıdır? Dişe diş kısmını en baştan eliyorum. Tecavüz ve cinayetin maktulü kişi ömür boyu hapse mi mahkûm olmalıdır? Adaletin her satırında bulunabilen boşluklar devreye girdiğinde bu insan salıverildiğinde ne olacaktır? Ceza evleri insanları ıslah etmek için mi, suçluluk duygusu vermek için mi, bir daha aynı eyleme yeltenmemelerini sağlamak için mi var?

Hukuk eğitimi almadım. Açıkçası bu ülkede yürürlükte kalmış olan ana yasaları okumak dışında pek şey de bilmiyorum. Ha genel kapsamda bakınca film ve dizilerden ya da basından, dünya genelindeki adalet sistemi hakkında kabataslak da olsa fikirlerim var. Bir de Andre Gide’ın mahkemelerde bulunup da izlediği duruşmaları yazdığı bir kitabı okumuştum seneler önce.

Her zaman bu konularda çok belirsiz fikirlerim oldu. Açıkçası cinayete ve şiddete karşıyım. Herhangi bir sebepten de bir insanı öldüremem. İdam cezalarını da hiçbir zaman desteklemedim. Yıllar önce Oklahoma’da pek çok insanın ölümünden suçlu bulunan bombacı Timothy McVeighy’in idamı dahi üzmüştü beni. Kilometrelerce uzağımda, hiçbir şekilde tanımadığım, bağlantım olmayan bir adam sırf silah kullanmayı, bomba yapmayı öğrenmek için gönüllü bir şekilde savaşa gidiyor. Öğreniyor. İçinde çocukların da olduğunu yüzlerce insanı öldürüyor. İdamından önceki son sözleri de W. Ernest Henley’nin Invictus şiirinden bir bölüm olan; “Kapı ne kadar dar olsa da, cezam ne kadar ağır olsa da, kaderimin efendisi benim, ruhumun kaptanı benim.” Oluyor. Böyle bir adama üzülmek için haddinden fazla mı hümanist olmak gerekir, yoksa ben mi salağım, bilemiyorum.

Suçlu insanların topluma kazandırılabileceğini düşünüyorum. Bir yandan da izlediğim film ve diziler de genel olarak hep aksi yönde senaryolar görüyorum.

Bu sorgulamaları neden yaptığımı yazıdaki görsellerden anlamışsınızdır. 2009’da gösterime giren Arjantin/İspanya yapımı film El Secreto de Sus Ojos (The Secret in Their Eyes) beni itti bu muhakemelere.

İzlemeyenler için kısaca konusundan bahsedeyim. Bir hukuk firması çalışanı emekli olmuştur ve 25 yıl önceki bir davayı unutamadığı için yazmaya çalışır. Bu süreçte aşk ve adalet sistemi de en ince ayrıntısına dek didiklenir. Ters köşeye yatıran filmler diye bir etiket sisteminiz varsa mutlaka bu filmi de eklemelisiniz. Spoiler verip tadını kaçırmak istemediğimden çok da ayrıntıya giremiyorum. Böyleyken filmden bahsetmek de epeyce zor oluyor. Filmin mutlu mu yoksa mutsuz sonla mı bittiğini dahi söylesem spoiler olur. O derece bağlantılı her şey. Oyunculuk fena değil ama senaryo kesinlikle çok güzel.

Filmi izledikten sonra lütfen bir şekilde başlangıçta yaptığım sorgulamaları bir de kendi içinizde yapın. Gerçek adalet nedir, sorun kendinize.

Trailer:

1 yorum:

Değil. dedi ki...

Dün akşam izledikten sonra yazacaktım unuttum daha şimdi aklıma geldi. Maktul ölmüş demek zaten öldükten sonra hapse mahkum olamaz herhalde.

Film hakkında diyecek bir şeyim yok ama, kadın "You dummy" dediğinde hak vermemek elde değil. Düşük bütçeli de olsa güzel filmdi bence. Senaryosundan kurtarıyor galiba. İnsanın merakını hep üzerinde tutuyor.

Buna benzer bir film daha vardı "The Devil's Advocate" arasında benzerlikler var. Gerçek adalet, doğruluk, vd.

Yorum Gönder