16.10.2010

Emir's Dream


Dünyayı Emir Kusturica’nın gözleriyle görmek diye bir şey var. Yoksa da ben icat ettim. Şehirden uzak bir köy evindeydim bir süre. Bir sabah erken saatlerde de epeyce yürümüştüm. Bir an öyle bir yere geldim ki baktığım noktadan neredeyse Vincent Gallo ve Johnny Deep’i görebilirmişim gibi bir manzara vardı.

Her an bir böcek ilaçlama şeysi uçak Vincent’ın üzerinden geçecek her şey bir anda Hitchcock’un North by Northwest filmine dönecek gibi geldi. Uzun zamandır da izlememiştim Arizona Dream’i.

Her an her şeyin olması muhtemelken, iki gözü de aynı tarafta olan bir balığın uçarak gelmesini bekledim. Ya da herhangi bir şeyin havalanmasını görmek için dikkatlice bakındım etrafa. Olmadı.

Yeterince güzel değildi muhtemelen kafam.

O an, orada Arizona Dream’i izlemek için her şeyimi verebilirdim. Soundtrack şarkılarını mırıldanarak döndüm eve. Aptal bir tebessüm ve de iç huzurla. Uzun süredir mutlu hissetmememin sebebi belki de uzun süredir Emir Kusturica filmi izlememiş olmamdır diye düşünüyordum ama az evvel oturup izledim, belki bir nebze daha iyiyim lakin yine de iyiyim diyemiyorum. Hiç olmadığım kadar boktan hissediyorum kendimi.

Yine de yapmanız gereken, yaparken de hiçbir çocuk oyununun vermediği keyfi veren ev ödeviniz olsun Emir Kusturica filmleri izlemek. Tüm söylenenlere, tüm tepkilere inat.

0 yorum:

Yorum Gönder